Bakan Gürlek: Dini bir görüşe karşı operasyon yok, mali yapılanmaya yönelik bir operasyon

YAZI BASI REKLAM
Tum haberlerin basinda gorunur

Bakan Gürlek: Dini bir görüşe karşı operasyon yok, mali yapılanmaya yönelik bir operasyon başlıklı gelişme gündemde önemli yer tutuyor.

Konuya İlişkin Diğer Bilgiler

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Trabzon programı devam ediyor. Trabzon programı kapsamında bir otelde düzenlenen AK Parti 25. Yıl Teşkilat Buluşması Programı’na katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, burada basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevapladı.

Bakan Akın Gürlek, Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik operasyonla ilgili sorulan soruya "Kara para aklama, vergi kanununa muhalefet gibi suçlardan dolayı Alihan Kuriş ve 48 kişi hakkında, 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Ayrıca, burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon.

Başsavcılığımızın takdirinde bu operasyon devam ediyor. Şu an herhalde gözaltı çalışmaları da devam ediyor, yakalanamayanlar var. Buna göre, ama uzun süreden beri takip edilen, çalışılan bir dosyaydı." diye konuştu.FENERBAHÇE OTOBÜSÜNE SALDIRI SORUŞTURMASI Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2015 yılında Fenerbahçe otobüsüne Rize deplasmanı dönüşünde Trabzon’un Sürmene ilçesinde yapılan silahlı saldırı olayı ile ilgili yürütülen soruşturma ile ilgili soru üzerine ise şöyle konuştu; “Bu bizim, özellikle Adalet Bakanlığında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde faili meçhul suçlarla mücadele bürosunu kurduğumuzda bu dosyayı arkadaşlarımız çalışıyordu.

Öne Çıkan Noktalar

Son ayrıntılar yakalandı, Trabzon Başsavcılığımız da son deliller buldu. 5 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. 4 kişi yakalandı, 1 kişi firari.

Konuya ilişkin olarak, burada soruşturma yapma yetkisi Başsavcılığa ait. Yani şu an tutuklamaya sevk edildi mi ya da gözaltı süresi doldu mu, o konuda ben bilmiyorum ama yani özellikle yeni deliller, HTS baz istasyonu kayıtları, işte tüfeğin en son yakalanması ve benzeri gibi sebeplerden dolayı Başsavcılıkça operasyon yapıldı. Bunu ilgiyle, kararlılıkla, özellikle faili meçhul suçlar konusunda mücadelemiz devam ediyor.”“TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR”Adalet Bakanı Akın Gürlek öncesinde de, Trabzon Valiliği'ni ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gürlek, Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i ölüm yıl dönümünün dokuzuncu yılında anarak "Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum." ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "Adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir." ifade etti.

Uzman Değerlendirmesi

Hukukun herkes için işlediğini ve asli amacın vatandaşı huzur ve güven içinde tutmak olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Gürlek, "Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer, dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar." açıklamasında bulundu. Gürlek, Trabzonluların spor sevgisini, 7'den 77'ye Trabzonspor aşkını bildiğini belirterek, Muhammed Salah'ın camiaya hayırlı olmasını diledi. Bakan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefine işaret ederek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya önemli ölçüde yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz.

Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak da görüyoruz. Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz." dedi.

"Suçun yöntemi değişse de araçları değişse de örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesidir" ifadesini kullanan Gürlek, şunları kaydetti: "Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu amaç alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz.

Gelişmenin Detayları

Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir.

Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Konuya ilişkin olarak, çünkü çocuklarımız geleceğimizin en önemli ölçüde teminatıdır.

Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz." Yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisi olduklarını belirten Bakan Gürlek, "Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, operasyonlarımıza devam edeceğiz." mesajını verdi.

Sonuç

Konuya ilişkin olarak, milletin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizen Bakan Gürlek, devletten daha güçlü bir yapı ve Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de olmadığını ifade etti. "DOSYALARI YENİDEN AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ" "Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz" ifadesini kullanan Gürlek, "Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz.

Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız. Buna göre, sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz.

Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız." diye konuştu. Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödediğine dikkati çekerek, "Binlerce evladımızı şehit verdik. Ayrıca, nice anneler evladını toprağa verdi.

Sürecin Arka Planı

Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi.

Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır." açıklamasında bulundu.

“MESELE HUZURLU TÜRKİYE MESELESİDİR” Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefinin, milletin sağduyusu ve Gazi Meclisin iradesiyle son ve tarihi bir aşamaya taşındığına işaret eden Gürlek, şu değerlendirmede bulundu: "Meclisimizin gündemine gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir milli irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Beklentiler ve Öngörüler

Bu güçlü irade bize çok kritik bir şey söylüyor, Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihi bir iradedir. Edinilen bilgilere göre, bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır.

Kazananı da 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Milli şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir.

Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sın