Biyonik göze Avrupa'dan onay

YAZI BASI REKLAM
Tum haberlerin basinda gorunur

Biyonik göze Avrupa'dan onay başlıklı gelişme gündemde önemli yer tutuyor.

Beklentiler ve Öngörüler

Güncelleme Tarihi: Temmuz 28, 2026 14:56 ABD merkezli Science Corporation tarafından geliştirilen “Prima” adlı biyonik göz sistemi, Avrupa’da kullanım için gerekli CE onayını aldı. Retinanın altına yerleştirilen kablosuz implant ve özel gözlükten oluşan sistemin klinik denemelerinde, hastaların yüzde 84’ünün harfleri, rakamları ve kelimeleri yeniden okuyabildiği bildirildi. Görme kaybı yaşayan hastalara yönelik geliştirilen biyonik göz teknolojisinde kritik bir aşama kaydedildi.

California merkezli Science Corporation, ileri evre yaşa bağlı sarı nokta hastalığını tedavi etmek amacıyla geliştirdiği Prima sistemi için Avrupa Birliği’nden CE işareti aldı. Bununla birlikte, avrupa’daki düzenleyici onay, şirketin önümüzdeki aylarda ticari hastaları tedavi etmeye başlamasının önünü açtı. İlk uygulamaların Almanya’da gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Science Corporation, 2021 yılında daha önce Elon Musk ile birlikte beyin-bilgisayar arayüzü şirketi Neuralink’i kuran Max Hodak tarafından hayata geçirildi. YENİDEN OKUDULARPrima, özellikle merkezi görmenin kaybedildiği ileri evre yaşa bağlı makula dejenerasyonuna yönelik geliştirildi. Buna göre, sarı nokta hastalığı olarak da bilinen rahatsızlık, hastaların yüzleri tanımasını, yazıları okumasını ve karşılarındaki nesnelerin ayrıntılarını görmesini zorlaştırabiliyor.

Konuya İlişkin Diğer Bilgiler

Şirketin 38 hastayla gerçekleştirdiği klinik çalışmalarda, sistemi kullanan katılımcıların yüzde 84’ünün harfleri, sayıları ve kelimeleri okuyabildiği açıklandı. Tedavinin, hastaların hâlihazırda sahip olduğu doğal çevresel görme yetisini olumsuz etkilemediği de belirtildi. Science Corporation’ın kurucusu Max Hodak, “Bu hastalar için bununla karşılaştırılabilecek başka hiçbir seçenek yok” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte, bununla birlikte sistem, henüz doğal görme yetisinin tamamını geri kazandırmıyor. Mevcut teknoloji kullanıcılara dar bir görüş alanında siyah-beyaz görüntüler sunuyor. Hodak, deneyimi “görüş alanının merkezinde bir pipetten bakmaya” benzetirken bunun teknolojinin doğru yönde ilerlediğini gösteren kritik bir kanıt olduğunu söyledi.

Kuruluş, gelecekte renkli görüntü sağlayabilen ve doğal görme keskinliğine daha fazla yaklaşan sürümler geliştirmeyi hedefliyor. NASIL ÇALIŞIYOR?Prima sistemi, retinanın altına cerrahi operasyonla yerleştirilen son derece küçük ve kablosuz bir implant ile özel bir gözlükten oluşuyor. Gözlüğün üzerinde bulunan kamera, kullanıcının önündeki görüntüyü kaydediyor.

Uzman Değerlendirmesi

Bu görüntüler işlendikten sonra göze yakın kızılötesi ışık biçiminde gönderiliyor. Retinanın altındaki implant, kızılötesi ışığı elektriksel uyarılara dönüştürüyor. Bu sinyaller, retina üzerinden beyne iletilerek hastanın görüntüyü algılamasını sağlıyor.

Böylece hasar gören ışığa duyarlı hücrelerin görevini kısmen implant üstleniyor. Sistem doğrudan görüntü üretmek yerine, beynin görme sinyali olarak yorumlayabileceği elektriksel uyarılar oluşturuyor. İmplantın kablosuz olması, gözün dışından geçen kablolara veya vücudun başka bir bölgesine yerleştirilen güç kaynağına ihtiyaç duyulmamasını sağlıyor.

STANFORD’DA GELİŞTİRİLDİPrima teknolojisi ilk olarak ABD’deki Stanford Üniversitesi’nde geliştirildi. Daha sonra Fransa merkezli bir kuruluş tarafından klinik çalışmalar ve düzenleyici onay süreçleri yürütüldü. Science Corporation, Prima’yı geliştiren Fransız şirketini 2024 yılında satın aldı.

Sürecin Arka Planı

Teknolojinin Avrupa onayı için gereken klinik ve teknik çalışmaların kritik bir bölümü satın alma öncesinde başlamıştı. Edinilen bilgilere göre, cE işaretinin alınmasıyla birlikte kuruluş artık sistemi Avrupa pazarında ticari olarak sunabilecek. Tedavinin hangi hastanelerde uygulanacağı ve hastalar için maliyetinin ne olacağı ise henüz açıklanmadı.

Science Corporation, ABD’de de Gıda ve İlaç Dairesinden “insani kullanım cihazı” statüsü aldı. Bu statü, az sayıda hastayı etkileyen ciddi rahatsızlıklara yönelik cihazların pazara ulaşma sürecini kolaylaştırabilecek adımlardan biri olarak görülüyor. TEK ÜRÜN OLABİLİRPrima, görme kaybına yönelik geliştirilen ilk retina implantı değil.

Second Sight adlı firma, Argus isimli görsel protez sistemi için 2011 yılında Avrupa onayı almıştı. Ancak şirketin 2020’de mali sıkıntıya girmesi, cihazı kullanan hastaların teknik destek ve gelecekteki güncellemeler konusunda belirsizlik yaşamasına neden olmuştu. Second Sight daha sonra başka bir firma tarafından satın alındı ve teknoloji üzerindeki çalışmalar devam etti.

Öne Çıkan Noktalar

Konuya ilişkin olarak, buna rağmen Argus sistemi artık ticari olarak satılmıyor. Bu durum, Prima’yı pazarda satışa sunulabilecek türdeki tek güncel retina implantı haline getirebilir. Biyonik göz geliştirme yarışına Neuralink de katılmış durumda.

Elon Musk’ın şirketi, “Blindsight” adı verilen ve görsel korteksi doğrudan uyarmayı amaçlayan bir beyin implantı üzerinde çalışıyor. Şirketin insanlı deneylere başlamayı planladığı belirtiliyor. 500 MİLYON DOLARBeyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren şirketlerin sayısı son yıllarda hızla artıyor.

Bu teknolojiler yalnızca görme kaybı için değil, felçli hastaların hareket kabiliyetini geri kazanması ve insanların dijital sistemlerle doğrudan iletişim kurması amacıyla da geliştiriliyor. Çinli düzenleyici kurumlar mart ayında, felçli hastaların ellerini hareket ettirmesine yardımcı olan bir beyin implantının ticari satışına onay vermişti. Bununla birlikte, openAI Üst Yöneticisi Sam Altman da insanlarla YZ sistemleri arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Merge Labs adlı girişimin destekçileri arasında bulunuyor.

Sonuç

Science Corporation ise 2021’de kurulmasından bu yana yaklaşık 500 milyon dolar yatırım aldı. Firma, bu yılın mart ayında Khosla Ventures ve Lightspeed Venture Partners’ın da aralarında bulunduğu yatırımcılardan 230 milyon dolar topladı. Bu sermaye girişi turunda şirketin değerinin yaklaşık 1,5 milyar dolar olarak hesaplandığı bildirildi.

SIRADA BEYİN VARScience Corporation, Prima’nın ticari kullanıma sunulmasından elde edilecek geliri başka beyin-bilgisayar arayüzü teknolojilerini geliştirmek için kullanmayı planlıyor. Şirketin üzerinde çalıştığı sistemlerden biri, beyne metal kablolar veya klasik elektrotlarla bağlanmak yerine canlı sinir hücrelerinden yararlanan “biyohibrit” arayüz teknolojisi. Bu yaklaşımda laboratuvarda yetiştirilen canlı nöronların beyin ile elektronik sistem arasında daha doğal bir bağlantı kurması hedefleniyor.

Hodak, Prima’nın şirketin diğer araştırmalarını finanse edecek temel ürün olacağını belirterek, “Bu, geri kalan çalışmaların maliyetini karşılayacak finansal omurga” ifade etti. Konuya ilişkin olarak, prima’nın Avrupa onayı, biyonik göz sistemlerini deneysel bir araştırma alanından gerçek hastalara uygulanabilecek ticari bir tedaviye dönüştüren kritik adımlardan biri oldu. Ancak teknolojinin sunduğu görüntü hâlâ siyah-beyaz ve sınırlı bir alana sahip.

Gelişmenin Detayları

Buna rağmen yıllardır merkezi görme yetisini kaybetmiş hastaların yeniden harf ve kelime okuyabilmesi, gelecekte daha gelişmiş biyonik gözlerin doğal görmeye yaklaşabileceğine dair umutları artırıyor.