Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Kırık: Televizyondaki denetim sanal medyada da olmalı

YAZI BASI REKLAM
Tum haberlerin basinda gorunur

Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Kırık: Televizyondaki denetim sanal medyada da olmalı konusunda dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.

Konuya İlişkin Diğer Bilgiler

Güncelleme Tarihi: Ağustos 13, 2026 18:32 Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından hazırlanan 2025 yılı Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması, vatandaşların medya kullanım tercihlerini ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 88,9'u haberleri televizyondan takip ettiğini belirtirken, gençlerde sanal medyanın öne çıkması dikkat çekti. 26 ilde 20 bin 200 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, vatandaşlara haberleri hangi mecradan takip ettikleri soruldu.

Katılımcıların yüzde 88,9'u televizyonu tercih ettiğini söyledi. Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, CNN TÜRK'e yaptığı değerlendirmede, sanal medya kullanımındaki artışa rağmen vatandaşların doğru haber ve bilgiye ulaşmak için televizyonu tercih etmeyi sürdürdüğünü söyledi.

DOĞRU HABER VE BİLGİ İÇİN TELEVİZYON TAKİP EDİLİYOR Televizyonların denetim mekanizmasına tabi olduğuna dikkat çeken Kırık, "Sanal medya her ne kadar son dönemde kullanımını artırmış olsa da hâlâ vatandaşlarımız doğru haber ve bilgi için televizyonu takip ediyor. Çünkü televizyonlar RTÜK denetimine tabi, RTÜK lisansı var. Öte yandan, haberler farklı kaynaklardan teyit ediliyor, kaynak teyidi gerçekleştiriliyor.

Uzman Değerlendirmesi

Dolayısıyla televizyonlar, yerli ve milli medya kuruluşları doğru ve tarafsız haberi vatandaşlarımıza aktarabilmek için çalışıyor" ifade etti. Kırık, televizyonun haber kaynağı olarak önemini koruduğunu belirterek, RTÜK Başkanı'nın açıklamalarında da televizyonun hâlâ dikkat çeken bir haber kaynağı olduğuna vurgu yapıldığını ifade etti. Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından birinin gençlerin haber tüketim alışkanlıkları olduğunu belirten Kırık, 15-24 yaş arasındaki gençlerin yüzde 80,3'ünün haberleri sanal medyadan takip ettiğini söyledi.

Sanal medyada dezenformasyon ve manipülatif içerik riskine dikkat çeken Kırık, "Biz yetişkinler olarak doğru kaynak ve habere ulaşabilme noktasında melekelerimizi geliştirdik. Ancak gençler için en büyük sorun sanal medyada influencer, fenomen veya sahte hesaplar tarafından yapılan paylaşımlardan etkilenmeleri. Bu paylaşımlar aracılığıyla maalesef yanlış yönlendirmeler söz konusu olabiliyor" ifadelerini kullandı.

Kırık, dijital bağımlılıktaki artışın da raporlara yansıdığını belirterek bu konunun üzerinde durulması gerektiğini söyledi. GÜNLÜK 3 SAAT 40 DAKİKA TELEVİZYON İZLENİYOR İnternet ve sanal medyada geçirilen sürenin artmasına rağmen televizyonun önemini koruduğunu söyleyen Kırık, günlük ortalama televizyon izleme süresinin 3 saat 40 dakika olduğunu belirtti. Kırık, "Son dönemlerde internet ve sanal medyada geçirilen sürenin arttığı söyleniyor ancak televizyon hâlâ 3 saat 40 dakikalık günlük ortalama izlenme süresiyle önemli bir mecra olarak karşımıza çıkıyor.

Sonuç

Günlük ortalama 3 saat 40 dakika gerçekten yadsınamayacak derecede önemli bir rakam" dedi. "TELEVİZYON KURULUŞLARI ÇİFTE STANDARDA MARUZ KALIYOR" Geleneksel medya ile dijital platformların tabi olduğu denetimler arasındaki farklılığa dikkat çeken Kırık, televizyon kuruluşlarının bu konuda çifte standarda maruz kaldığını savundu. Sanal medya ve dijital platformlarda çeşitli içerikler ile sahte bilgilerin dolaşıma girebildiğini belirten Kırık, televizyonların ise denetim mekanizması altında ve RTÜK kurallarına tabi şekilde yayın yaptığını ifade etti.

Kırık, "Televizyon hâlâ güvenilir. O zaman bizim yerli ve milli medya kuruluşlarını korumamız ve desteklememiz gerekir. Çünkü ilerleyen yıllarda eğer bu dijital esaret ve dijital işgal artmaya başlarsa doğru haberi alabileceğimiz televizyonlarımız da ciddi şekilde kayıp görebilir" diye konuştu.

Dijital platformlarla geleneksel medya arasındaki reklam geliri dağılımına da değinen Kırık, sanal medya ve dijital platformlara ayrılan reklam gelirlerinin yüzde 75 seviyesinde olduğunu, televizyon, gazete ve diğer yerli medya mecralarının payının ise yüzde 25'te kaldığını söyledi. Bu şartlarda yerli medya kuruluşlarının küresel dijital platformlarla rekabet etmekte zorlandığını savunan Kırık, bunun ilerleyen yıllarda medya sektörü açısından ekonomik ve istihdama ilişkin sorunlara yol açabileceğini kaydetti. "DENETİM, GELENEKSEL İÇİN NEYSE DİJİTAL İÇİN DE AYNI OLMALI" Dijital platformlar ile geleneksel medya kuruluşlarının eşit şartlarda denetlenmesi gerektiğini belirten Kırık, İngiltere'deki medya ve iletişim düzenleyicisi Ofcom'u örnek gösterdi.

Gelişmenin Detayları

Kırık, "Nasıl bir denetim söz konusuysa televizyonlara, aynı şekilde aynı denetimin sanal medya ve dijital platformlara da uygulanması şarttır. Konuya ilişkin olarak, denetim geleneksel medya için neyse dijital için de aynı şekilde olmalıdır. Eşit şartlarda bu işlemlerin gerçekleştirilmesi son derece kritik.

Aksi takdirde ilerleyen yıllarda çok daha ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz" ifadelerini kullandı.