Trabzon’da 15 bin yıllık keşif başlıklı gelişme gündemde önemli yer tutuyor.
Beklentiler ve Öngörüler
Güncelleme Tarihi: Ağustos 11, 2026 12:13 Trabzon’daki Koskarlı Mağarası’nda yürütülen kazılar, yaklaşık 15 bin yıl önce bölgede yaşayan avcı-toplayıcı toplulukların izlerini ortaya çıkardı. Radyokarbon analizleriyle tarihlendirilen bulgular, Doğu Karadeniz’in Epipaleolitik dönemine ilişkin ilk sistemli kazı verilerini sunuyor. Trabzon’un Düzköy ilçesindeki Koskarlı Mağarası’nda yaklaşık 14 bin ila 15 bin yıllık bir avcı-toplayıcı yerleşim alanı tespit edildi.
Kömürleşmiş malzeme ve hayvan dişi üzerinde yapılan karbon-14 analizleri, mağaradaki insan faaliyetlerini MÖ 12.916 ile MÖ 12.070 arasına tarihlendirdi. Böylece Doğu Karadeniz’in uzun süredir bilinmeyen tarih öncesi geçmişine ışık tutacak kritik bir arkeolojik kayıt elde edildi. İLK KEZ 2019 YILINDA KEŞFEDİLDİKoskarlı Mağarası, Trabzon’un yaklaşık 40 kilometre güneyinde, Düzköy ilçesine bağlı Çayırbağı çevresindeki Söğütlü Vadisi’nde bulunuyor.
Deniz seviyesinden yaklaşık 1.020 metre yüksekteki mağara, dere yatağından yaklaşık 20 metre yukarıda yer alıyor. Mağaradaki ilk yontma taş buluntular, Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından yürütülen yüzey araştırmaları sırasında 2019 yılında tespit edildi. Buna göre, yüzeyde bulunan çakmaktaşı ve obsidiyen aletler, alanın tarih öncesi topluluklar tarafından kullanıldığını gösterdi.
Sürecin Arka Planı
Sistemli kazılar ise 2024 yılında Trabzon Müze Müdürlüğü başkanlığında ve KTÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Çalışkan Akgül’ün bilimsel sorumluluğunda başladı. BOZULMAMIŞ YAŞAM TABAKASINA ULAŞILDIMağaranın üst bölümündeki dolgu içerisinde farklı dönemlere ait buluntuların birbirine karıştığı belirlendi.
Bununla birlikte, bu katmanda hem Epipaleolitik hem de çok daha eski Orta Paleolitik özellikler taşıyan taş aletler bulundu. Araştırmacılar daha derinde ise bütünlüğünü koruyan bir kültür tabakasına ulaştı. “İkinci tabaka” olarak adlandırılan bu bölüm; kızılımsı kahverengi toprak, küçük taşlar, kül ve yoğun karbon kalıntılarıyla dikkat çekti.
Kazı alanındaki beyazımsı gri kül ve karbonlaşmış parçaların belirli bir bölgede yoğunlaşması, burada ateş yakıldığını gösterdi. Bununla birlikte, taş alet üretiminden kalan yoğun yongalar ve çekirdek parçaları da mağaranın yalnızca kısa süreli bir sığınak olarak kullanılmadığına işaret ediyor. İKİ AYRI ÖRNEK TARİHLENDİRİLDİKültür tabakasından alınan kömürleşmiş malzeme, karbon-14 analizine göre MÖ 12.916–12.183 arasına tarihlendirildi.
Konuya İlişkin Diğer Bilgiler
Aynı tabakada bulunan bir geyiğe ait alt azı dişi ise MÖ 12.413–12.070 aralığını verdi. İki sonucun birbirini desteklemesi, taş aletlerin teknolojik ve tipolojik özellikleriyle birlikte değerlendirildiğinde mağaradaki Epipaleolitik yerleşimin tarihini güçlendiriyor. Bu tarihler, söz konusu yaşam tabakasını Geç Pleistosen dönemine yerleştiriyor.
Koskarlı Mağarası böylece iklimin, çevrenin ve insan hareketliliğinin ciddi ölçüde değiştiği Buzul Çağı’nın son dönemlerine ait önemli bir kayıt sunuyor. ÇAKMAKTAŞI VE OBSİDİYENDEN ALETLER BULUNDUKazılarda çakmaktaşı ve obsidiyenden üretilmiş çok sayıda alet ortaya çıkarıldı. Buluntular arasında çekirdekler, dilgiler, küçük dilgicikler, mikro uçlar, sırtlı dilgiler, ön kazıyıcılar, çentikli aletler ve yarımay biçimli mikrolitler bulunuyor.
Ayrıca, araştırmacılar, bazı taşların yumuşak vurgaç veya baskı tekniğiyle işlendiğini düşünüyor. Yarımay biçimli küçük aletlerin üretiminde ise “mikroburin” olarak adlandırılan özel bir kırma tekniğinin kullanıldığı belirlendi. Koskarlı ve yakın çevredeki yüzey araştırmalarında belirlenen iki yüzden düzeltilmiş yarımay biçimli aletlerin benzerleri Anadolu, Levant, Kafkasya ve Karadeniz çevresindeki bazı Epipaleolitik alanlardan biliniyor.
Öne Çıkan Noktalar
Bu benzerlikler, farklı bölgelerde yaşayan avcı-toplayıcı topluluklar arasında insan hareketliliği, bilgi aktarımı veya temas bulunmuş olabileceğini düşündürüyor. Ayrıca, ancak obsidiyenin hangi kaynaktan getirildiğinin belirlenmesi için jeokimyasal analizler yapılması gerekiyor. KOLYE UCU DA ORTAYA ÇIKARILDITaş aletlerin yanı sıra kişisel süslenmeyle ilişkilendirilen nesneler de bulundu.
Bunlar arasında delinmiş bir hayvan dişinden yapılmış kolye ucu ile kenarı oluklu bir geyik boynuzu parçası yer alıyor. Keçi, geyik ve domuza ait olduğu düşünülen diş ve kemik parçaları da mağarada yaşayan toplulukların çevredeki hayvanlardan nasıl yararlandığının anlaşılmasına yardımcı olabilir. Edinilen bilgilere göre, kalıntıların ayrıntılı tür ve kullanım analizleri devam ediyor.
DOĞU KARADENİZ’DEKİ BÜYÜK BOŞLUĞU DOLDURUYORAnadolu’daki Epipaleolitik araştırmalar bugüne kadar büyük ölçüde Akdeniz, Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerine yoğunlaşmıştı. Yoğun bitki örtüsü, yüksek yağış ve sınırlı araştırma nedeniyle Doğu Karadeniz’in tarih öncesi geçmişi konusunda çok az bilgi bulunuyordu. Koskarlı Mağarası, bu nedenle yalnızca Trabzon için değil, Anadolu ile Kafkasya arasındaki avcı-toplayıcı hareketlerini anlamak açısından da önem taşıyor.
Sonuç
Konuya ilişkin olarak, kazıların ilerleyen dönemlerinde mağaranın kullanım süresi, insanların ne yediği, obsidiyenin nereden getirildiği ve bölgedeki toplulukların diğer coğrafyalarla nasıl bağlantı kurduğu gibi sorulara yanıt aranacak.







